Yazının başlığını Toroslar Doğa Sporları Kulübü (TODOSK)’ta neler oluyor diye değil de neden böyle oluyor şeklinde koymak isterdim.
Benim de başkanlığını yaptığım ve Türkiye’nin en eski en köklü kulüplerinden birisi TODOSK’ta buların yaşanması beni hem üzüyor hem de şaşırtmıyor artık. Çünkü eskiden o kulübü yönetenlerin temel amacı kulübü yetenekleri ölçüsünde yönetmek, hitap edilen potansiyeli büyütmek, insanları doğaya götürmek ve doğayı sevdirmek olmuştu. Ama şimdi amaç öyle değil maalesef.
Bugün (17 Şubat 2025) Antalya Hakkında isimli instagram sayfasında TODOSK’lu doğa yürüyüşçülerin hafta sonunda yaptıkları bir hiking (günübirlik yürüyüş) faaliyetinde yollarını kaybettikleri ile ilgili bir haber vardı. 20’ye yakın telefon aldım şehir dışındaki arkadaşlardan. “Ne oldu? Neden oldu?” gibi birçok sorunun cevabını bulamadan konunun tarafı oldum.
Doğa sporları elbette özünde risk içerir. O sporu yapanlar, başkaları için rehberlik yapanlar, TODOSK gibi kulüpleri yönetenler bu riskleri yöneterek, önlemler alarak etkinlik tasarlar ve etkinliği yaparlar.
Doğa da etkinlik yapmanın birçok kuralı vardır. Etkinlik katılımcısı için bu yetkinlikler farklı, etkinliği tasarlayan ve rehberlik edenler için bu yetkinlikler farklıdır. Etkinlik katılımcısı için uyulması gerekli ilk kural o etkinliği yapmak için yeterliliklere sahip olmadır. Birincisi malzeme yeterliliği, ikincisi fiziksel kondisyon yeterliliği, üçüncüsü mental kondisyon yeterliliğidir. Etkinliği yönetenler ve etkinlik rehberlerinin yeterliliği için ise bu yeterliliklerin dışında başka birçok yeterliliği de içinde barındırır.
Elbette etkinlik rehberi fiziksel yeterlilik, mental yeterlilik ve malzeme yeterliliğinin yanında acil durumlarda arama ve kurtarma bilgisi, ilk yardım bilgisi, rotsa bilgisi gibi yeterlilikleri barındırması gereklidir. Hatta Mevlana’nın “Ne olursan gel, Kim Olursan Gel” anlayışının dışında etkinlik katılımcılarının rota hakkında daha önceden bilgilendirilmesi, etkinlik için yanlarında bulundurulması gereken ayakkabı, kıyafet, çanta ve içeriği eşyalar hakkında, mevsimine ve etkinlik zamanındaki meteorolojik koşullara uygun olarak brif verilmelidir. O etkinliğe uygun olunmayan kişiler etkinliğe götürülmemelidir.
Bu konularda akademik çalışma yapan biri olarak ve ömrünün 44 yılını doğa sporları içinde harcamış biri olarak yöresel etkinliklerde o yörenin bir kulübünün sporcularının etkinlik parkurunda kaybolmalarını bildiğim hiçbir kelimeyle izah edemem. Düşme, yaralanma, yabani hayvan saldırısı gibi birçok riski onaylamasam bile anlarım ama kafa lambası yokluğu, rotada kaybolma gibi basit bir olaydan JAK (Jandarma Arama Kurtarma), PAK (Polis Arama Kurtarma), Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı'na bağlı ekipler ve AFAD’ın olaya müdahale etmesini anlayamam ve anlamlandıramam. Bu çok acı ve yörenin en büyük, en köklü kulübü için yüz karasıdır.
İyi dağcı olmak başka bir şey, kulübü iyi yönetmek başka bir şeydir. Maalesef ki TODOSK gibi spor kulüplerinde genellikle sivil toplum kuruluşu yönetme becerisi olmayan ama ilgili alandaki başarısı, iletişim becerisi, süreci fırsata dönüştürerek, kendi yandaşlarının oylarıyla yönetimi ele geçirerek yönetmek gibi nedenlerle son zamanlarda birçok spekülasyona sebep olan konunun tarafı oldu. TODOSK uzun zamandır kötü yönetiliyor ve bu kötü yönetim artık etkinliklere katılanların kaybolmasına sebep olmakta.
İyi dağcı isen dağlara git. Kaya tırman. Buz tırman. Bırak kulübü iyi yönetme yeteneğine sahip kişiler yönetsin.
Ocak ayında ilk kez Batı Toroslarda bir dağcı arkadaşımız Kızlar Sivrisi’nde tırmanış sırasında düşerek hayatını kaybetti. Sonrasında sosyal medya da paylaşılan haberler nedeniyle birkaç üye hakkında disiplin soruşturması açıldı. O günlerde ben de instegramda Öğrt. Gör. Yılmaz SEVGÜL, Erdoğan İSTER ile bir canlı yayın yaptım. Erdoğan İSTER’in canlı yayına neden konuk edildiği ile ilgili olmadık dedikodular yapıldı. Sonra TODOSK yöneticisi kendi üyeleri ile ilgili olarak ağza alınmayacak laflar etti. Üzüldüm. Dağcılık için üzüldüm. Daha önce başkanlığını yaptığım kulüp için üzüldüm. O kulüplere inanarak üye olan, etkinliklere katılan ama başlarına tesadüfen bir şey gelmemiş iyi niyetli doğa yürüyüşçüleri adına üzüldüm.
İşte geldiğimiz sonuç. TODOSK, Dağcılık Federasyon’u bağlamında açtığı eğitimlerde sporcularından ücret alarak bu eğitimleri gerçekleştirmekte ve kendi yönetimindeki kişiler bu eğitimlerde antrenör olarak rol alarak eğitimler vermekte ve bunun karşılığında ücret geliri elde etmekteler. Kayıt dışı gelirlerin gırla gittiği bir yapı. Oh ne ala. Çark dönüyor. Su akarken kovayı dolduralım mantığı. Bir spor kulübü kendi sporcularını eğitmek için kendisi kaynak yaratması gerekirken, maalesef ki üyelerinden para almakta. Bu çok acı. Spor kulüplerinin varoluş amacı nedir o zaman?
Peki Termessos-Düzler Çamı etkinliğinde yolunu kaybeden rehberlerin eğitimi var mıydı? O rehberlerin yanlarında alın lambası neden yoktu? Katılımcılara neden alın lambası getirmeleri söylenmedi? O parkuru daha önce en az beş altı kez yürümüş birisi olarak heyelan bölgesi bilinen bir yerdir. Yeni oluşmuş değildir. Biz daha önce oraya gittiğimiz her etkinlikte yanımızda ip götürüp yan geçişte istasyon kurardık. Bu etkinlikte neden buna ihtiyaç duyulmadı?
Neden?
Neden?
Neden….
Bunların sayısı arttırılabilir. Antalya’da ve ülkenin tamamında etkinlik yapan dernek ve organizasyonlarda TODOSK’un yaşadığı şansızlık her an yaşanabilecek durumda. Herkes, her organizasyon “Allaha Emanet” etkinlik yapıyor. “Bana bir şey olmaz” düşüncesi ile faaliyete başlıyor. Hakikaten de çoğu zaman olmuyor. Ama olmayacağı anlamına gelmiyor. Bakın hiç yaşamaması gereken TODOSK neler yaşamış Termessos yürüyüşünde.
Acilen standartlar konulmalı. Etkinliğe katılacak insan sayısı, etkinlik rehberi standardı, etkinlik parkurunun etkinlik öncesi keşif standardı, etkinlik sırasında etkinlik katılımcılarının yanında bulundurması gereken malzemeler standardı, rehberlerin yanında bulundurması gereken malzemeler standardı vs, vs, vs. gelişmişlik böyle olacaktır. Keşke bir yapıyı eleştirenler hakkında soruşturma açtırmak yerine bu olaydan hangi dersler çıkarılmalıdır diye ders çıkarabilseydiniz eyyy bu kurumları yönetenler.
Gelişmiş ülke olabilmek için önce bireylerin sonra da kurumların gelişmesi gereklidir. Daha bu konuda ülkemin alacağı çok yol gözükmekte. Sizi eleştirenler hakkında soruşturma açarak kulüp yönetemezsiniz. Kulüp yönetmek için liyakat ve rasyonellik gereklidir.
Daha vahim olayların yaşanmaması dileğimle.
“Ehlinin elinde olamayan inci de mercan da ziyan olur” diye bir halk deyişi vardır. Sözü bunla bitirmek istiyorum.